SON DAKİKA


Hitonhaber – Doğru ve Tarafsız haberin adresi

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: Tarım bölgeleri için önlemler bir an önce alınmalı

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: Tarım bölgeleri için önlemler bir an önce alınmalı
Bu haber 19 Mart 2016 - 16:42 'de eklendi ve 44 views kez görüntülendi.
Küresel iklim değişikliklerinin Türkiye’de halk sağlığını, tarım ve su kaynaklarını olumsuz anlamda etkilediği söyleyen Meteoroloji Mühendisi…

Küresel iklim değişikliklerinin Türkiye’de halk sağlığını, tarım ve su kaynaklarını olumsuz anlamda etkilediği söyleyen Meteoroloji Mühendisi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bu durumun sosyoekonomik sorunlar yaratığını ve bu sorunlara karşı Türkiye’nin uyum çalışması yapamadığı gibi, hem mühendislik hem de politikalarda durumu yönetemediğini söyledi.

Arazi kullanımı, şehir ve kıyı bölgelerdeki ulaşım yollarının yapımında büyük sorunlar olduğunu belirten Kadıoğlu, iklim değişikliğinin bu devrin terörle birlikte en büyük sorunlarından olduğunun altını çizdi. Kadıoğlu, ‘’İklim değişikliğine göre şehir yapılanmaları gözden geçirilmeli. Son yıllarda artan oranlarda şehirlerde seller görülüyor. Sokaklar dereye dönüşmüş durumda. Mazgallar ve rüzgar borularının çapları önceki dönemlerin yağış sistemine göre planlanmış’’ açıklamasını yaptı.

İKLİM DEĞİŞTİKÇE HASAT MİKTARI AZALACAK

İklim değiştikçe daha az yağış olacağı ve hasat miktarlarının düşeceği konularında uyarılarda bulunan Kadıoğlu, ‘’ Su havzaları ve tarım bölgelerinin yerleşime açılması ve bu arazilere fabrikaların kurulması sorunu büyüyerek devam etmektedir. Yağmur dereleri çatılarda toplanacak, tarım havzalarına gitmesi gerekirken toplanıp denizlere gidecek. Yağmurları toplaması gereken su havzaları yapılaşmaya açıldığında sorun çözülemeyecek bir hal alacak. Arazi politikaları gözden geçirilmelidir’’ şeklinde konuştu.

Büyük çaplı istemsiz göç, olağanüstü hava olayları ve iklim değişikliğinin üç global risk olarak belirtildiği Dünya Ekonomik Forumu’nun risk raporu, TÜSİAD ve Marsh & McLennan Şirketler Grubu (MMC) işbirliği ile düzenlenen ‘Riski Anla, Dünyanı Değiştir’ etkinliğinde açıklandı.

Orta Doğu’da yaşananların büyük sosyoekonomik sonuçları olduğunu ifade eden Kadıoğlu, ‘’Suriye sorunu ve Arap Baharı’nın temelinde kuraklık, iklim değişikliği ve büyük iç göçler var. İklim göçünün Akdeniz merkezi kaynaklı olacağını ve Kuzey Avrupa’nın Güney Avrupa’ya akacağı düşünülürken tersine Suriye savaşıyla olay Ege’ye kaydı. Avrupa’nın en büyük korkusu Suriye sorunu çözülse bile akın yönünün tekrar Akdeniz’e kaymasıdır’’ yorumunda bulundu.

SERA GAZI ETKİLERİ 2100’E KADAR DEVAM EDECEK

Türkiye’nin enerjiyi kirli kullandığını söyleyen Kadıoğlu, ‘’Fransız devriminde pasta yiyememenin nedeni ekmek bulamamak değil kuraklıktı. Ülkemizde de enerji verimli kullanılmıyor. Türkiye dışardan aldığı enerjiyi kirli kullanıyor. Enerji, gıda, iklim değişikliği ve ulusal güvenlikte bir risk üçgeni oluşturuyor’’ dedi.

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, ‘’Son 60 senede atmosferde biriken sera gazı 2100’e kadar etkili olacak. Sera gazı azaltılmaya çalışılmalı. 2100 yılı ve sonrası için etkilere karşı uyum planı yapılması gerekmektedir. Uyum planı çerçevesinde ülkemizin hangi bölgeleri tarım bölgesi olmaktan çıkarılacak hangi bölgeler tarım bölgesi olacak konusunda planlamalar yapılmalıdır. Uganda bile tarım bölgeleri için önlem alırken ülkemizde böyle bir çalışma göremiyoruz. Bir an önce yapılmalıdır.’’ uyarısında bulundu.

Karadeniz yolu gibi kıyılardaki ulaşım yolları deniz seviyesi düşürülerek yapılmadığı taktirde, sular ısındıkça deniz seviyesinin yükseleceğini, fırtına ve dalgalar nedeniyle yıkıcı etkisinin artacağını belirten Kadıoğlu, ‘’En büyük risk, iklim riskini dikkate almamaktır. Altyapı, yol ve köprülerimiz iklim değişiklikleri göz önüne alınarak yapılmalıdır. MMC’nin açıkladığı küresel risk raporunda katılımcıların ülkemizdeki 5 risk içerisinde depremi saymaması ve konuyu önemsememesi üzücü bir durum. Deprem, finansal krizleri tetikleyecek en büyük tehdittir’’ diye konuştu.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA